Tükenmişlik Sendromu Ve Depresyon
Tükenmişlik “profesyonel bir kişinin mesleğinin anlamı ve amacından kopması, hizmet verdiği insanlar ile artık gerçekten ilgilenemiyor olması” biçiminde tanımlanmaktadır. Tükenmişliğin ana özellikleri enerji kaybı, motivasyon eksikliği, diğerlerine karşı negatif tutum ve aktif olarak diğerlerinden geri çekilmeyi içerir. Tükenmişliğin duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarısızlık hissi olmak üzere 3 boyutu bulunmaktadır.
Duygusal tükenme; kişinin yaptığı iş nedeniyle emosyonel olarak kendini aşırı yüklenmiş, tükenmiş hissetmesidir ve tükenmişliğin en önemli belirleyicisidir.
Duyarsızlaşma; kişinin hizmet verdiklerine karşı –bu kişilerin birer birey olduklarını dikkate almaksızın- duygudan yoksun biçimde tutum ve davranışlar sergilemesidir.
Kişisel Başarısızlık Hissi; sorunun başarı ile üstesinden gelememe ve kendini yetersiz görme olarak tanımlanır.
1. Yorgunluk: İlk aşamalarda sıradan bir yorgunluk gibiyken tükenmişlik ilerledikçe, gündelik işleri sürdürmek hatta kişisel bakımını sağlamaya kadar gidebilen işlevsellikte bozulma görülebilir.
2. Uykusuzluk: Artmış strese bağlı olarak tükenmişlik yaşayan kişi, yorgun hissetmesine karşın uykuya dalmakta zorlanabilir ya da uyandığında dinlenmiş hissetmeyebilir.
3. Unutkanlık, dikkat dağınıklığı: Stresle beraber tükenmişliğin erken aşamalarında ortaya çıkan bir belirtidir. Tükenmişlik ilerledikçe unutkanlık ve dikkat sorunları kişinin işini yapmasını engelleyebilmektedir.
4. Bedensel şikâyetler: Göğüste daralma hissi, çarpıntı, boğazda daralma, kolay irkilme, baş, omuz, karıncalanma ve gastrointestinal sorunlar gibi bedensel stres bulguları gözlenebilir.
5. Sık Hastalanma: Kronik stres nedeniyle bağışıklık sistemi sorunlarına veya hastalıklarına zemin hazırlar.
6. Ruhsal Tepkiler: Sinirlilik, depresif duygulanım, keyif alamama, çaresizlik hissi, karamsarlık, hastalara karşı duyarsızlık ve özsaygının azalması gibi bulgular görülebilir.
Tükenmişliğin Aşamaları
1- Kişinin kendini kanıtlamaya dair ihtiyacı
2- Daha çok çalışma
3- Kendi gereksinimlerini ihmal etme
4- Çatışma ve gereksinimlerin yer değiştirmesi
5- İş dışı gereksinimler için hiç zaman kalmayışı
6- Sorunun inkârının daha da artması, düşünce ve davranış esnekliğinde azalma
7- Geri çekilme, hedefsizlik, boş vermişlik
8- Davranışsal değişiklikler, psikolojik tepkiler
9- Duyarsızlaşma
10- İçte boşluk hissi, kaygı
11- Anlamsızlık duygusu ve ilgi kaybının derinleşmesi
12-Hayatı tehdit edebilecek düzeyde fiziksel yıpranma
Tükenmişlik Sendromunun Nedenleri
Tükenmişlik, birçok nedenden kaynaklanmaktadır. Kişiyi biyolojik ve psikolojik olarak olumsuz sonuçlara götürebilen bir durumdur. Tükenmişliğin nedenlerini bireysel ve çevresel faktörler olarak ikiye ayrılmaktadır.
Bireysel Faktörler: Demografik özellikler (yaş, cinsiyet, medeni durum vs.), kişilik özellikleri, empati becerisi, sorun çözme ve iletişim becerileri, beklenti düzeyleri, sosyal destek mekanizmaları olarak sıralanabilir.
Çevresel Faktörler: Kişiye verilen aşırı iş yükü, yoğun çalışma saatleri, çalışanlara yönelik aşırı kontrol ve gözetim sistemlerinin var olması, rol çatışmaları veya rol belirsizlikleri, ödüllendirici olmayan iş koşullarının varlığı, başarı ve kariyer koşullarının herkese eşit ve açık olmaması ya da motive edici unsurların yetersizliği olarak sıralanabilir.
Depresyon Nedir?
Depresyon, tüm yaş gruplarında en sık rastlanan psikiyatrik rahatsızlıklardan biridir. Depresyonun bilişsel, fizyolojik-davranışsal ve duygusal belirtileri mevcuttur.
Bilişsel Belirtileri: Konsantrasyon sıkıntıları, kararsızlık, öz saygının azalması, umutsuzluk, intihar düşünceleri gibi belirtiler kapsamaktadır.
Fizyolojik ve Davranışsal Belirtileri: Uyku ve iştah problemleri, psiko-motor problemler, yorgunluk, hafıza problemleri gibi belirtiler kapsamaktadır.
Duygusal Belirtileri: Üzüntü, çöküntü, durgunluk, isteksizlik, umutsuzluk, karamsarlık ve çaresizlik gibi belirtiler kapsamaktadır.
Belirtilerin en az iki hafta süreyle hemen hemen her gün olması durumunda depresyon tanısı konulabilmektedir.
Depresyonu Önleme ve Tedavi Biçimleri
Uygun bir tedavi sonucunda kişilerde %80-90 arası başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Depresyonun tedavisi için farmakolojik tedaviler, elektro konvülsif tedaviler ve psikoterapiler yer almaktadır. Psikoterapi sürecinde çeşitli kognitif ve davranışçı teknikler kullanılarak bilişsel, duygusal ve davranışsal depresif yapılanma değiştirilir. Kanıta dayalı araştırmalar, KDT'nin depresyon tedavisinde etkili bir terapi olduğunu göstermektedir.
Depresyon ve Tükenmişlik Sendromu Aynı Rahatsızlıklar Mıdır?
Depresyon ve tükenmişlik sendromunun benzer belirtileri olmasına rağmen farklı sorunlardır. Tükenmişlik sendromu ve depresyon arasındaki ilişkiyi araştırdıklarında tükenmişliğin depresyonla ilişkili olduğu ancak kendine özgü özelliklerin olduğunu ve tükenmişliğin depresyonun bir alt tipi olmadığını belirtmişlerdir. Depresyonu tükenmişlikten ayıran en önemli özellik, depresyonun çalışma hayatıyla ilişkili bir kavram olmaması ve her türlü yaşamsal olaydan kaynaklanabilmesidir. Oysa tükenmişliğe neden olan sadece iş yaşamıdır. Çalışmalarda duygusal tükenme ile depresyon arasında ilişki olduğu tespit edilmiştir. Kişide var olan depresyonun iş ortamını olumsuz yönde etkileyerek tükenmişliğin daha da artmasına neden olabileceği bilinmektedir.
Tükenmişlik Sendromunu Önlemenin ve Başa Çıkma Yolları
Etkili müdahale, hem bireysel hem de örgütsel zeminde olmalıdır. İş yeri yöneticileri düzeyinde yapılması gerekenler: Görev tanımlarının açık ve net olması, işe yeni başlayan kişinin oryantasyon programına katılımı ve süpervizyon sağlanması, iş ile çalışan arasında uyumu sağlamak için işin modifiye edilmesi, bölümlerin özelliklerine göre etkin personel planının yapılması, düzenli ekip içi toplantıları ile öneri ve eleştirilerin alınması, sorun çözmede kalıcı mekanizmaların oluşturulması, sorunların ilk ortaya çıktığı anında ele alınması, yöneticilerin çalışanı destekledikleri, sıkıntılı bir durumda kendilerinden yardım alabilecekleri, elemanların gereksinim duyduğu sürekli eğitim olanaklarının sağlanması, sistemdeki ödül kaynaklarının çoğaltılması, çalışanların bireysel ihtiyaçlarının karşılanmasına önem verilmesi ve kolaylaştırılması, alınan kararlara katılımın sağlanması gereklidir. Hoşgörülü, esnek, adaletli, katılımcı bir yönetim anlayışlı ve dinleyen, değer veren bir yönetici, tükenmenin önlenmesi ve giderilmesinde son derece önemlidir. Bireysel düzeyde yapılması gerekenler: Sağlık, moral ve enerjinin sürekliliğinin sağlanması en önemli yapılabilecekler arasındadır. Nefes egzersizleri, fiziki aktivite, gevşeme eğitimleri, meditasyon, hobilerin olması, zaman ve stres yönetimi, uzun veya kısa dönemli tatiller, kişisel gelişim ve danışmanlık gruplarına katılma, girişkenlik eğitimleri bireysel düzeyde yapabileceğimiz etkinlikler arasında yer almaktadır. Ek olarak işle ilgili gerçekçi beklenti ve hedefler içinde olmak, olayların olumlu yanlarını görmeyi tercih ederek stres yaratıcı durumlardan uzak durmak, monotonluğu kırma ve işin yapılış tarzını değiştirmek eklenebilir.
Ne Zaman Uzmana Başvurmalı?
Depresyon belirtilerinin olması ve kişinin yaşamını belirgin olarak etkiliyorsa tedavi edilmelidir. Tedavide amaç akut dönemde iyilik halinin sağlanması, sürdürme döneminde iyilik durumunun devamı, idame döneminde yeniden hastalanmasının engellenmesidir.
Tükenmişlik, bireyler ve örgütler açısından ağır ve ciddi sonuçları olan önemli bir sendromdur. Başlangıçta bireylerin kendi içinde yaşadıkları bir durum olmakla birlikte sonrasında bireyin aile ve iş hayatını olumsuz yönde etkilemektedir. Tükenmişlik psikolojik sağlığı da etkilemektedir. Bireylerin tükenmişlik sendromu ile mücadele edebilmesi için öncelikle bireylerin tükenmişliği yaşadıklarını kabul ederek, hastalıklarının varlığını ve önemini anlaması gerekmektedir.
Dr. Psikolog Gülçin ŞENYUVA